istanbul escort bayan escort şişli escort

TOPRAK-SU-İNSAN

Bu haber 06 Mart 2018 - 10:28 'de eklendi ve 17 views kez görüntülendi.

90lı yıllardı. Bizim şimdiki yeni ilçe Seydikemerin mahallesi olan Ören köyü, bölgenin en güzel kaynak sularının çıktığı yerdi.

Herkes bilir, mesire yerleri, buz gibi kaynak sularıyla yörenin en güzel çekim yerlerinden biriydi. İnsanlar çoluk çocuk soğuk suyun başına gider, bir gün önceden hazırlanan yaprak dolmalar, evde mayalanmış tencere yoğurtlar, çay içmek için demlikler hazırlanır yola çıkılırdı.

Suyun  başına gidecek olan aile kalabalıksa, ızgara yapmak için kebaplık etler hazırlanır, mangallar aracın bagajına yerleştirilirdi. Hafta sonları yapılan bu piknik programları sabahtan akşama kadar sürer, çor çocuk güzel bir gün geçirilirdi. Bu yörenin güzelliklerini bilen, ya da duyan yabancılarda, aynı şekilde Ören köyünü ziyaret eder, çay başında unutulmaz anların yaşandığı, güzel hatıraların hafızalara kazındığı bir anı olarak kalırdı.

Bunun yanında yaşlılarımızdan duyduğumuz Ören suyuyla ilgili çok önemli bilgilerde vardı. Kaynak suyunun şifa olduğunu bilen yaşlılar, bunları torunlarına anlatır, suyun önemine dikkat çekerlerdi. Hastaların şifa aradığı, bünyesi gelişmeyen çocukların, kemik sorunu olan yaşlıların şifa bulmak üzere birkaç günlüğüne çadır kurup, bol bol kaynak suyu içerek derdine derman bulmaya çalışanların geldikleri yerdi Ören suyu.

İçerisinde dünyanın en kaliteli mercan balıkları yaşar, kaynağın hemen biraz altında da yılan balıklarıyla meşhur su dehlizleri olurdu. Bu kaynak suyunda aynı zamanda hayvanlarımız, bağlarımız, bahçelerimiz, tarlalarımız sulanır, buradan elde edilen tertemiz ürünleri tüketerek büyüyen bölge insanlarımız vardı.

Eşen vadisi olarak bilenen ve Ören köyünden başlayıp Kumluova’ya kadar akan bu çay, bu ülkenin en verimli ovalarını sular, sağlı-sollu tarlaların tam ortasından yararak, her iki tarafı da sulayarak, yılda üç defa mahsul alınabilecek bir berekete sahipti. Bu suyla sulanan hayvanların eti, sütü, yoğurdu, tereyağı bambaşka lezzette olur, tadını alan bu ürünlerden vazgeçemezdi. Yine bu suyla büyüyen mahsulün verdiği ürünleri bir bilseniz, yediğimiz sebzelerden o pembe domateslerin tadı hala damağımızdadır. Patlıcanından tutunda, biberimiz, fasulyemiz, bamyamız, hıyarlarımız, keleklerimiz, karpuz ve kavunlarımız hangisini anlatayım, bildiğiniz tüm sebze ve meyveler bu Ören suyuyla sulanır, hayvanlarımızın içtiği suyun kalitesinden dolayı da ürünleri de o kadar kaliteli ve lezzetli olurdu.

Aradan onca zaman geçtikten sonra bizim Ören suyu kirletildi. 90 lı yıllarda balık çiftliklerinin kurulmasıyla başlanan bir süreç bizim suyumuzu yok etti. İçme suyu olarak kullanılan bu sudan en az kırk köy yararlanır, içme sularını bu sudan kullanırlardı. DYP-SHP koalisyon hükümeti döneminde başlayan balık çiftlikleri suyun tam ortasına inşa edilerek, suyun kimyasallarla kirlenmesine sebep oldu. Bu yanlıştır etmeyin,yapmayın diye bağırdık çağırdık ama sesimizi duyan olmadı.

Berraklığıyla meşhur Ören çayının suyu artık eski özelliğini kaybetti. Şimdi yemyeşil akıyor. Bin bir zorluklarla alınan yüksek faizli dış borçlarla yapılan sulama kanalları artık eski verimliliğini kaybetti. Bütün havzayı sağlı-sollu kanallara bölerek bölgenin bütün tarlalarını sulayan bu su, aynı zamanda tüneller vasıtasıyla Fethiye ovasına da taşınarak, Esenköy, Karamersin, Karaçulha, Çamköy, Patlangıç ovalarını suluyordu. Kıraç bir yer olan bu bölgenin havzası, Ören suyuyla buluşturulunca yemyeşil bahçeler, binlerce camekanlarla seracılığın merkezi haline geliverdi. Bölgenin en önemli gelir kaynağı olan seracılık, Ören suyuyla sulanınca çok kaliteli ürünlerin yetiştirilmesine ön ayak olmuştu. Bütün ovaya su kanalları döşenmiş, savaklar vasıtasıyla herkese yetebilecek şeklinde su veriliyordu. Şimdi bu savaklar artık su taşımıyor. Birçoğu yıkılmış harap halde. Oysa bu sulama projesinin borcu bile henüz bitmemişken, şimdi proje işlevini yitirmiş vaziyette.

Ben ilk balık çiftliklerinin yapım aşamasında DSİ Aydın Bölge Müdürlüklerine dilekçeler yazarak bu çiftliklerin kaynak suyumuzu gelecekte yok edeceğini, bu suyun alt tarafında yaşayan onlarca köyün olduğunu, hayvanlarımızın ve verimli topraklarımızın bu suyla sulandığını, gelecekte bu verimli topraklarda tarım yapılamaz hale geleceğini, hayvanlarımıza içecek temiz su bulamayacağımızı yazmıştım.

Ne cevap geldi, ne de engellemek için girişimde bulunan birileri çıktı. İşin aslı, aslında çok kolaydı. Suyun içine çiftlik kurulmasına izin verilmeyecek, tarlalara boru hattıyla su götürülerek suyun kirlenmesi engellenecekti. Ama yapmadılar. Para hırsı şimdi hem suyumuzu, hem de topraklarımızı kirletti. Kirletilmiş suyla temiz tarım yapma şansımız kalmadı. Eşen havzası sağlı-sollu tarım yapılırken şimdi gen bırakılarak, verimsiz, çorak tarlalar haline dönüştürüldü.

DSİ Genel Müdürlüğüne kadar dilekçe yazdım ama maalesef sünepe ve aç gözlü politikacılar tarafından hep engellendim. İşin bir tarafı da benim tarım yapılacak ne arazim, ne de hayvancılık yapacak sürülerim vardı. Şimdi herkes köy kahvesinin önünde kim çay ısmarlayacak diye bir birlerinin yüzüne bakıyorlar.

Gençler köylerde gelir olmayınca doğup büyüdükleri, doğal beslendikleri topraklarını terk ettiler. Daha birkaç yıl önce köyünün varlıklı ailesi durumunda olanların çocukları, şimdi Fethiye’de otellerde bulaşıkçılık ve garsonluk yapıyorlar.

Yazılacak çok şey var ama dinleyecek ve idrak edecek insanımız maalesef kalmadı. Biz o yıllarda avazımız çıktığı kadar bağırıp çağırdık ama ne duyan oldu, ne de gören. Şimdi her şeyimiz kirlendi. Toprak ve su kirlenirse insanda kirlenir. Yediğimiz her türlü tarımsal ve hayvansal gıdalar kirlenen topraktan ve kirlenen suyla sulanıyor. Sonuç; İnsanımızı kirlettiler.

Ben bu yazımın içine gübre, ilaçlama ve tohum meselesini de koyacaktım ama bir anda kafanızı fazla şişirmeyeyim dedim. SEVGİYLE KALIN.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.