batiakdeniz medya
batiakdeniz medya

Bakmak ve Görmek!

Cumhurbaşkanı Erdoğan darbe girişimi sonrası yaptığı 15 Temmuz Anma Konuşmasında “Bu mücadelede 250 kahramanımız Şehit oldu.

02 Mayıs 2018 - 8:29 'de eklendi ve 341 kez görüntülendi. A+A-

Bakmak ve Görmek!

Karşılığında ne kazandık biliyor musunuz, karşılığında 50 Milyonluk Türkiye’nin(!) geleceğini, istikbâlimizi kurtardık!” derken…

 

Başbakan, 20 Nisan Cuma günü meclis kürsüsünden helallikler istediği, duyguların sele kapılıp boğazların düğümlendiği, veda hutbesi ve busesi dolu konuşmasında “Türkiye Cumhuriyeti’nin Son Başbakanı!” olduğunu söylerken…

 

Meclis Başkanı “Abdülhamit’le duraklama dönemine giren Osmanlı, Erdoğan’la geri geliyor” diye demeç verirken…

 

Bazı Vali ve Belediye Başkanları üzerlerinde Osmanlı Veziri kıyafetleri, başlarında sultan sarıkları ve bir sürü takılarla, TRT’de yayınlanan Diriliş dizisinin kendilerini Köroğlu zanneden bir kısım heyecanlı seyircisi gibi ellerinde kılıçlarla ‘zafere az kaldı’ edalı pozlarla fotoğraf çekinirken…

 

Yedinci kez uzatılan OHAL sürecinde, yayınlanan KHK adlı ‘fermanın’ “15 Temmuz ve benzeri nitelikteki(!) olaylara müdahale eden sivillere yargı muafiyeti” içeriğindeki belirsizlik ve tehlikeye karşı bırakın muhalif sesleri, kendi içlerinden bile yükselen tepki ve uyarılara Adalet Bakanı’nın kameralar önünde ‘yanlış anlaşılmaya müsait kelime hatasını hemen düzeltiriz’ demesinin üzerinden daha bir gün bile geçmeden yanında başka bürokratlarla birlikte milletin gözünün içine bakarak “düzeltecek bir şey yok, karar gayet açık ve net” şeklinde basın açıklaması yaparken…

 

İktidar Milletvekili televizyon programında halkın daha rahat silahlanmasının önündeki engellerin kaldırılacağını söylerken

 

İçişleri Bakanlığı verilen soru önergesine yazılı cevabında yaklaşık 105 Bin silahın kayıp olduğunu ve bu silahların nerede olduklarını bilmediklerini, Milli Savunma Bakanlığı da Afrin öncesi sınır ötesi operasyonlarda içlerine tank bile olan birçok silahın yok olduğunu ve envanterden düşürüldüğünü açıklarken…

 

HÖH diye kısaltılan halk özel hareketi üyeleri şerif işaretleriyle giydirilmiş Amerikan arabalarıyla patinaj gösterisi yaparken… Rambo pozlarıyla ekranlarda boy gösterip daha etkili silahlar talep ederken… Ertesi günü yetkili ağızlar mikrofon karşısında böyle bir şeyin olmadığını anlatıp bu kişilerin militan eğitimi aldığı iddialarını yalanlarken, bu örgütün devletin dernek sıfatıyla resmîleştirildiği ve birçok şubesinin olduğu ortaya çıkarken…

 

Fetöyü araştırma, terörü soruşturma, tacizleri sorgulamayı bırakın, “darbe girişimini araştıralım ve gereğini yapalım” önerisine bile hayır denilip, tüm bunların suçlusu fetöcü diye önüne gelen içeri tıkılırken…

Bakkaldan mühürsüz yumurta bile almak yasakken; YSK referandum seçimlerinde yasaları çiğneyerek 2,5 Milyon mühürsüz oyu dayanaksız kabul ederken, ayakkabı kutularıyla para kaçırma tapeleri bilim kurullarınca doğrulanırken, ülke dışı hesapları ve gemileriyle gündemden düşmeyen saltanat üyeleri etrafta cirit atarken, milletin ‘bir tarafına’ koyacak olanlara deposundaki stok bedelinden bile daha ucuza şeker fabrikaları peşkeş çekilmeye devam edilirken, Reza’let rüşvet boyutları dudak uçuklatırken ve bu iddiaların muhatap Bakanları göz ardı edilirken, Atatürk Orman Çiftliğine yapılan 1100 odalı saraya külliye denilirken, TC kaldırılıp Atatürk’e saldırılar iyice alenileşirken, İstiklal Marşının bestesine kadar göz dikilirken, Cumhuriyet dönemine 95 yıllık kâbus denilip, demokrasi için her an inilebilecek durak tabiri yapılırken…

 

7 Milyona varan işsiz, 500 Milyar Doları bulan dış borç, 250 Milyar Doları yakalayan Reel Sektör açığı rakamlarından da anlaşılacağı üzere ekonomi gemisi dibe vurmuş karaya oturma arifesindeyken… Ekonomiyi yöneten en yetkililer alarm çanlarını çalarken… Satılmadık tek bir değerimiz ve Cumhuriyet kazanımımız neredeyse kalmamış ve elde avuçta kalan kamu binaları, ormanlar, su havzaları, dereler, göller, koylar ve körfezlerin bile satış planları yapılırken…

 

Üretim bitmiş, vatandaş eti yurtdışından vücuduna sararak veya motor kaputlarında kaçırarak getirirken… Domuz ithalatındaki vergileri kaldıranlarca saman ithaline kadar muhtaç hale getirilmiş, gırtlağa kadar borçlar ve banka hacizleri ile cinnet geçiren çiftçiler ekranları doldururken…

 

İsrail konusundaki yanardönerlikleri geçtim, Eyy! demediğimiz ülke ve lideri neredeyse kalmamışken, adam akıllı dost ülke bulamaz, ilkel Afrika ülkeleri arasından adı bile adı duyulmamış ülkelerin tam tam danslarıyla karşılamalarını mataf birşey zannederken…

 

Üniversite, hukuk, asker, polis, medya başta, neredeyse devletin ele geçirilmemiş yapısı kalmamışken…

 

Kısaca; Demokrasiyi getiren Cumhuriyet götürülmek istenirken!

 

Bazı hadsizlerin “23 Nisan’ı yas, 10 Kasım’ı bayram ilan etmemize az kaldı” tvitleri daha yayındayken, işte tamda bu Cumhuriyet Haftasında, unutturulmaya çalışılan Ulusal Egemenliği yeniden kutladığımız o şanlı günde; İyi Parti’nin önündeki seçime girme tuzaklarının kaldırılması için “Söz Konusu Vatansa, Gerisi Teferruattır!” anlayışı ile -mecliste grup kurabilmeleri adına- 15 Milletvekilini İyi Parti’ye transfer eden CHP tarihe önemli bir not daha düşmüştür.

 

Bu CHP geleneğidir. Tıpkı 1920’lerde Bağımsız ve Serbest Fırka için, 1946’da DP kurulsun diye… 1960’larda DP’nin, 1980 sonrası da AP’nin yasağı kalksın diye… 2000’li yıllarda da salt demokrasi adına bizzat Recep Tayyip Erdoğan’ın yasağının kalkması için de aynı duruş ve tutarlılığı sergilemiştir. “Cumhuriyeti kuran, Demokrasiyi getiren” parti olmanın bilinci ve sorumluluğu ile bu tavrın son olmayacağı da bellidir.

Tam da bu dönemeçte…

Sözüm;

 

Osmanlı’yı yeniden kurup yedi düvele yeniden hükmedeceğimize inananlara… Bu millet ecdadı gibi yaşamaya dönecek diyenlere… Kemalistleri asacağız, keseceğiz, yok edeceğiz diyen hayalperestlere, ulu orta her yerde kendini hayranlıkla dinleyenlere nefret ve kin dolu bakışlarla ‘ortalığı kan gölüne çevireceğiz, kanlarında boğacağız’ diye höykürebilen kabadayının, kendilerinin Azrail’in memuru olabilmeleri için yaptığı duasına âmin diyenlere…

 

Hatırla, 1982’de, İran’da; Humeyni, gayet modern yaşam süren halkı demokrasi, özgürlük, huzur ve barış getirme söylemleriyle referanduma götürüp, üzerinden tam 2 yıl sonra geçerlilik kazanan(!) ve şaibeyle kazandığı referandumun(!) yetkileriyle Şah dönemini bir anda yok etmişti. Değişen rejim, muhalif sesleri yok etmek için yıllarca üniversiteleri kapatıp, kendine karşı çıkan milyonlarca sosyal demokratı idam ederek katletmişti. Bu da yetmez dersen, özlemini duyduğun şeriat, hilafet veya saltanat düzeniyle yönetilen ülkelere bir kez daha bak!

 

Tunus, Yemen, Bahreyn, Mısır, Cezayir, Libya, Irak, Suriye… Daha başkaları da!

Arap Baharı hayalleriyle domino taşı gibi peş peşe düştükleri duruma bak!

 

Bak, bak ki farklı oyuncu kadroları ile yeniden bizim sahnemize konan aynı oyunu, gözüne taktıkları pembe gösteren gözlükler, eline tutuşturdukları beynini uyuşturan çekirdekleri çitleyerek, takip ettiğin dizinin yeni sezonunu seyredercesine izlediğini gör!

 

Lütfen bunları gör, titre, silkin ve kendine gel. Bir kere düşün, bu defa iyi düşün! Yukarıda saydığım ve daha nice ülkelerin hiç birisi iliklerine kadar sömürülmelerine rağmen geri dönemiyorlar.

 

Sana din düşmanı ve Osmanlı’yı yok eden kişi olarak tanıtılan Mustafa Kemal; silah arkadaşları ve Aziz Şehitlerimizle birlikte, yakılıp yıkılmış, peşkeş çekilerek paramparça edilmiş bir imparatorluğu; bağımsızlığımıza kasteden içteki vatan hainleri ve dıştaki tüm düşmanlarla savaşarak, dünyaya örnek nitelikte bir milli mücadele ruhu ile yeniden kendi küllerinden doğurarak kurduğu Cumhuriyet ve onun getirdiği lâiklik ile özgürlüğünü ve inancını en rahat yaşayabileceğin bir rejimdesin!

 

Bil istedim.

Etiketler :
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Değişen Havalar Değişen Havalar

Yaz döneminin tam göbeğinde, sıcakların hepimizi kavurduğu zamanlardayken… Rize’yi sel aldı, topraklar kaydı! Ordu’yu sel aldı, yollar ...

CÜBBELİ ZANGOÇLAR CÜBBELİ ZANGOÇLAR

Değerli okurlar, bilindiği üzere "CÜBBE YA DA CÜBBELİ" deyince aklımıza hemen iki sınıf geliverir: Bu sınıflardan biri "Din Adamları Sı...

YAYLALAR ve TURİZM… YAYLALAR ve TURİZM…

Orta Anadolu dağlıklarının düzü manasını taşır yaylalar. Özellikle Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgelerinde ve yine ve bizzat ve de özell...

KOMÜNİST FETHİYE KOMÜNİST FETHİYE

Zıpkın devrimci, sosyalist, komünist, solcu falan derdik kendimize okul yıllarımızda. Orak çekiç amblemli bayraklar ve semboller, tek e...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)
SON EKLENEN HABERLER
Yerele ilgi arttı Yerele ilgi arttı

Cumhuriyet Kadınları Derneği Fethiye şubesi organizesinde ve...

ÖRNEK ÇALIŞMA ÖRNEK ÇALIŞMA

Milas Belediyesi Milas Kent Konseyi ve İstanbul Kartal Kent ...

İlk müdahaleyi Büyükşehir’in sağlık ekipleri yaptı İlk müdahaleyi Büyükşehir...

Fethiye-Dalaman yolu üzerinde seyir halindeyken arkadan arac...

Bodrum’a Bayram su takviyesi Bodrum’a Bayram su takviy...

Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSK...

Muğla nüfusunun 100 katı yolcu taşıdı Muğla nüfusunun 100 katı ...

Muğla Büyükşehir Belediyesine bağlı, MUTTAŞ ve Özel Toplu Ta...

Tesislere 58 bin 351, konutlara bin 450 lira ceza Tesislere 58 bin 351, kon...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, yaklaşan Kurban Bayramı ön...

Türkiye ikincisi oldular! Türkiye ikincisi oldular!...

Türkiye Kürek Federasyonu tarafından Sapanca’da yapılan Deni...

“Yapı stokumuz yeni bir depreme hazır mı?” “Yapı stokumuz yeni bir d...

17 Ağustos depreminin yıldönümü ve imar barışı konularında a...

CHP’li Girgin; ‘AKP’de savaş suçlusudur’ CHP’li Girgin; ‘AKP’de sa...

CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, son günlerde yaşanan...

Bina sayısı, değeri, daire sayısı da azaldı Bina sayısı, değeri, dair...

TÜİK verilerine gör bir önceki yıla göre bina sayısı % 28,1,...

Magazin HABERLERİ