istanbul escort bayan escort şişli escort

REENKARNASYON…

Yeniden doğmaya ya da öldükten sonra ruhların başka bir bedende can bulduğuna inananların inandığı inanç, inanış reenkarnasyon.

Bu haber 14 Haziran 2018 - 6:49 'de eklendi ve 17 views kez görüntülendi.

İçlerinde reenkarnasyonun da olduğu dini olaylara dayandırılmış bazı münferit ulvi hikâyeler veya bazı yaşanmış mantık ötesi, metafiziğe dayalı duyumlarım olmuştu zaman zaman. Korku filmi gibi içleri ürperten hikâyelerdi genellikle!

 

Enerji ve yıldızları yorumlayan bazı kesimlerden de duymuştum reenkarnasyon olgusunu! Hatta bazı Ateistlerden bile… Konuyu bodoslama inlere cinlere perilere yaslayanlar, öteki dünyayla irtibat kurduğunu söyleyenler, falcı bacılardan, medyum memişlere kadar götürenler veya bunların değişik sürümleri de eminim oldukça fazladır…

 

Peki, reenkarnasyon acaba var mıydı, doğru olabilir miydi?

 

***

Dini kitapların çoğunu okumuştum, hiç birinde reenkarnasyona rastlamadım. Ama İslam’da olmadığını biliyorum, hatta az önce yine de emin olmak için gugıl amcaya da danışarak bakındım…

Yok!

 

***

Kimine göre varmış, dayanakları nedir bilemem tabi! Örneğin seçimlere giren bir aday, bastırdığı broşüründe Peygamberin Recep Tayyip Erdoğan’ın bedeninde yeniden can bulduğunu ve böyle birisinin arkasında olmaktan duyduğu gururdan bahsederek seçmene ‘bunları gözeterek oy verin’ diyor! Aynen böyle, direkt yani…

 

Kimi kelli felli adamlar, mevki makam sahibi zatlar da farklı mekân ve kürsülerdeki hitaplarında buna benzer ilginç konuşmalar yapıyor.

 

Bazı hutbelerde konuşan bir kısım dini yetkililerden veya bazı medyatik cübbelilerden bile RTE’nin Peygamber olduğunu ya da rüyalarında RTE ile ilgili ilahi vahiyler geldiğini söyleyenler var.

 

Kimi ise daha emin adımlarla hareket ediyor kürsüde… Yeni bir Peygamber gelmeyeceği bilindiğinden, işi garantiye alıp, “ama gelseydi bu RTE olurdu” diyor…

 

***

Gülüp geçtik her seferinde. Saçmalıklar safsatasına eklenen yeni zırvalıklar diye kaale bile almadık hiçbirisini. Ama her geçen gün özellikle aklıselim, akademisyen, bürokrat, yazar-çizer, siyasetçi ya da ne bilim işte kalıplı kişilerden bunlara benzer söylemlerin giderek artması yüzünden aklımdaki soru işaretleri de giderek artmaya, içinde bulunduğum çelişki ve karmaşalar daha da yoğunlaşmaya başladı birader!

 

Hepsi birden yanılıyor olabilir miydi? Ya da bu kadar insan sadece göze girmek için bu kadar zırvalıyor olabilir miydi? Çok sıkı bağlarla bağlı oldukları parti ve liderine sadece daha fazla destek toplamak adına halkın inançları ve hassas maneviyatları üzerinden sömürü yapıyor olmaları mümkün müydü? Birçok tarikatın kefenli pozlarla kendisi için ölmeye hazır olduklarını açıklayacak kadar gözleri bu kadar nasıl kararabilirdi?

 

Yok canım… Yok, yok olamaz… Mümkün değil, değildir, sanki olmamalı mı?

Derken çelişkilerle dolu haldeyken aklıma bizzat liderin kendisinden duyduğum şeyler geliyor! Aklıma mukayyet! Zaten birazdan mezarlık ziyaretine nasıl gideceğim bu ürpertiler yüzünden onu bile bilemiyorum yani… Cuma günü Bayram diye yazımın da bugüne yani arife gününe aktarılması da tesadüf müydü?

 

*         1954 yılında doğan RTE (1950’de Demokrat Parti İktidarı döneminde), 1946’da biten Tek Partili Dönemden çok daha önceleri nasıl okumuş olabilirdi? Ekranlar karşısında nasıl bu kadar rahat bir şekilde 75 kişilik sınıflarda o dönemlerdeki yaşadığı mağduriyetine kadar detay barındıran öğrencilik döneminden bahsedebilirdi? Gerçekten ya o yıllarda yaşadıysa ve fazla detay veremiyor, sadece ufaktan sinyaller veriyorsa?

 

*         2001 yılında kurulan ve 2002’de ilk kez iktidar olan AKP, nasıl olur da 1987’de yapılmış İzmir Adnan Menderes’i, 1998’de Adıyaman’da ve 1992’de Muş’ta zaten yapılmış Havaalanlarını yapmış olabilirdi? İşin içinde bir şeyler olmasa meydanlarda on binlerce izleyiciye bunu bu kadar rahat nasıl aktarabilir ki? Meraktan ölmesem bari!

 

*         AKP’nin Lideri RTE, 1975’te kurulan Malatya İnönü Üniversitesini, 1992’de kurulan hem Isparta Süleyman Demirel ve hem de Zonguldak Karaelmas Üniversitelerini nasıl olur da ‘biz açtık, AKP döneminde açtık’ diyebilir? Acaba el altından duyduğumuz uzay mekikleri yaptığımıza dair hikâyeleri doğruysa? Ya dünyanın sonu felaketine hazırlık için gerçekten farklı yörüngelerde farklı zaman dilimlerinde bunların aynılarını yaptıysa?

 

*         Böylesi değerli hatta asrın lideri olarak bahsedilen bir kişi, nasıl olur da yıllar önce hayatını kaybeden İsmet İnönü ve Bülent Ecevit için ‘gelsinler konuşalım’ diyebilir? Ya farklı zamansal boyutlarda ölülerle konuşuyorsa ve bunu bizlere sadece gizliden hissettiriyorsa? Hem zaten zaman tüneli filmi falan da vardı bir zamanlar, gördüydüm ben böyle şeyler olabiliyor yani!

 

*         80 öncesi olaylı dönemlerdeki yaşadığı yoğunluğunu anlatırken nasıl olabilir de 1983 yılında doğan büyük kızı Esra’nın o dönemlerde kendisini göremedikleri için kendisine sitemli notlar bıraktığını söyleyebilir? Yoksa Esra’nın da reenkarnasyon ile ilgisi olabilir miydi?

 

*         Günümüzde bile hala herhangi bir tren hattı olmayan Mersin-Silifke için, mevcut tren hattını hızlı tren sistemine geçireceklerinden nasıl bahsedebilir? Acaba hiç kimsenin hatırlayamayacağı kadar eski zamanlarda var mıydı ve bunu sadece liderimiz mi hatırlıyordu?

 

Bu ve buna benzer olaylar nasıl mümkün olabilirdi? Reenkarnasyon acaba gerçekten var mıydı, olabilir miydi?

 

***

Yorgunlukla söylenen bazı hatalar olabilir, anlarım. Danışmanlar tarafından yanlış bilgilendirmeler veya yanlış anlaşılmalı yönlendirmeler yapılabilir, anlarım. Prompter kazasını da anlarım. Romen Dyojen olaylarını, yazarların ve şairlerin isimlerini hatalı söyleyebilir, onlara ait sözleri dizeleri karıştırabilir, anlarım. Hele ki gergin dönemler, hassas süreçler esnasında toplumsal fayda uğruna bazı söylemleri gizleyebilir, farklı veya dolaylı anlatabilir, süsleyebilir, abartabilir ve hatta ortamlar gereği hafif tatlı küçük dokunuşlu yalanlar bile katabilir, onları da anlarım… Ama yukarıda bazı örneklerini yazdığım tarzda söylemler, anlatımlar, tarihsel çelişkiler, farklı süreçleri olduğundan veya bilindiği gerçekliklerinden çok daha farklı şekilde ve zamanda anlatmasını, hele ki bunu birçok defalar yapmasını asla anlamam, anlayamam!

 

***

Gaf desen, olası değil…

Dil sürçmesi, sürç-i lisan hiç değil!

Hele hele tüm bunları uzun yıllardan beri iktidarda kalmayı başarmış, seçmenin büyük bir bölümünden sürekli destek gören, dünya genelinde bilinen bir lider tarafından yapılabilecek hatalar olması ise asla mümkün değil!

 

***

E, zaten ben tüm bunların yüzünden allak bullak haldeyken ve kafamda dolaşan tilkilerin kuyrukları birbirine dokunmazken… Üstüne birde bangır bangır Dombra müziği çalınan AKP seçim aracı yoldan geçmez mi! Hani şu Cengiz Han’ın ‘oğlu yüzünden yaşadığı kahrını sürekli halkına zulüm ederken’ ortaya çıkan, Nogay Türklerine ait bir çalgı, Göktürklerin de Savaş Marşı olarak bilinen meşhur ezgi.

 

Yani 500 yıl öncesine ait Dombra ve günümüzde RTE…

Hadi buyur buradan yak! Zaten yarı şaşkın yarı korkmuş haldeyim, kafamda deli sorular… Hadi sen gel bu kafayla bayram kutla!

 

Reenkarnasyon gerçekten var mı?

Hadi size Mutlu Bayramlar, ben amboli…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.